Kadınların erkekleri değiştirme çabaları..

1068484_620x410

 

Her zaman “Ben seni her halinle kabul ediyorum hayatım” denilir ama sonra işler değişir ve kadınlar, erkekleri gerçekten değiştirmeye çalışır. Her ne kadar kadınlar “Biz değiştirmek istemiyoruz ,bizim söylediğimiz şeyler onun iyliğiyle ilgili ” deseler de bir ilişkiye başlarken kesin beyinlerinin bir köşesinde bunun tam tersi bir düşünce vardır.Kadınlar aslında herzaman kendi hayallerinde yaratmış olduğu erkek tipini mümkün mertebe oluşturmaya çalışıyordur.
Ufak çabalarla bunu uygulamaya başlarlar ama hiçbir zaman tam anlamıyla partnerini değiştiremezler. Çünkü hiç kimse kişiliği oturmuş, belli bir yaşa gelmiş bir insanı şekillendiremez. Sadece ufak tefek giyimini ya da yediği yemekleri değiştirebilir.
Kimi kadınlara göre bu işlem odunu yontma olarak görülür. Ama o odunlar sandığınızdan daha akıllıdırlar. Çünkü ego konusunda tavana vuran bir duyguları vardır.
O ego çiğ köfte gibidir, tavana yapışmışsa kalitelidir. Yapışmamışsa tehlikelidir. Zira odun havasında değil, oyun havasında sinsi planları vardır. Yani rol yapıyordur. Değişmiş gibi gösterip soldan kroşe hazırlığındadır.
Erkek değiştirildiğini hissettiği anda egosu oynamaya başlar. “Ya beni beğenmiyor”, “Şimdi kıyafetime niye laf soktu? Kesin bitirecek yer arıyor”, “Beğenmiyorsan beğenme” gibi iç sesler arasında kalır. Sevdiği birini bulan erkek huzur ve mutluluk aramaktadır ve erkek çok yorulmayı sevmez hiçbirzaman. Kadınlar, eğer partnerinizi seviyorsanız onu sakın değiştirmeye çalışmayın. Sonuç olarak bıkıyorlar. Çocuklara benzeyen erkekler, çok inatçıdır. Sizin onu değiştirme çabalarınızı o kendinden hoşlanmamanız şeklinde yorumlayacaktır.Erkekler egolarını aslında bir oyuncak gibi görürler.
Ama size oynatmazlar, dokundurtmazlar.Siz hernekadar oynadığınızı düşünseniz de gün gelir ,intikamlarını sizin çok arzu ettiğiniz birşeyi yapmamak veya kaçınmak olarak alırlar.
Bazen erkek değişmiyor da değil. Değişir gibi yaparlar. Çünkü sizi seviyordur.
Deniyordur, çabalıyordur. Fakat siz kadınlar gün gelir değiştirdiğiniz Frankenstein’ı beğenmeyip dımdızlak bırakırsınız. Çünkü bütün olay değişene kadardır. Sonra çok basit bir adam kıvamına geldiğinden, zorluklarla mücadeleyi sevmeniz sona erer ve sizin için erkeğinizin hiçbir cazibesi kalmaz. Ve klasik bir müzikle bu işe son verirsiniz. Sonra ürettğiniz Frankenstein, belli bir süreliğine FranKEŞtayn olarak ortalıklarda derbeder gezer. Olan kime olur, hemcinslerinize tabii ki. Çünkü kalbi kırılmış bir Frankenstein, tehlikeli bir biçimde intikamını alır. Ortaya da kızlar meclisinde masada meze olarak “Adam gibi adam kalmadı” söylemleri kalır.
Yukarıda da dediğim gibi aslında kadınlar karşısındaki değil kafasındaki adama aşıktır. Nedense kızlar partnerini kafasındaki erkek profiline sıkıştırmaya ya da genişletmeye çalışır.
O zaman sevme kardeşim, değiştirmek yerine git kafana göre birini bul. Karakterini ellerine teslim etmiş biriyle olmaktansa ütopik de olsa bulamayacakta olsan kafandakini bekle… Bırak o erkeği de gerçekten varolduğu şekliyle kabul edecek olan kadın sevsin..
Son sözüm, kimsenin kimyasıyla oynamayın. Sonra erkek arkadaşınız fiziksel olarak da değişecektir ve daha feminel özellikler geliştirmeye başlayacaktır.Ancak siz ise etrafta adam mı kaldı nidalarıyla gezerken,hiçbirzaman erkeğin geldiği bu durumu sizlerin yarattığının farkına bile varmayacaksınızdır.En acısı da budur..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: