Süregelen İlişkilerin Sihirli Formülü ..

 

bek

Hepimiz hayatımız için planlar yaparız ve hedefler koyarız, kimi zaman bu hedeflere ulaşır kimi zamanda ulaşamayız. Ulaşılamayan hedefler genelde en çok istediklerimiz, uğruna en çok endişelendiklerimiz olur. Bunun nedeni çok istemek ve aynı orantıda büyük beklentiye girerek endişe duymaktır.

Konuya girmeden evvel beklenti ve bekleyiş arasındaki farktan bahsetmek istiyorum.Beklemek, pozitiftir. Beklemek bir sonuca ulaşmak için geçirilen zamandır. Oysa beklenti negatiftir, bir sonucu arzu etmektir, endişe etmek korkmak ve sürekli talepte bulunmaktır.

Beklenti içinde olmak bir nevi esarettir, bağımlılıktır. Kendi çizdiğimiz sınırlarla isteklerimizi stres içinde beklemektir. Hayatın akışına, sınırsızlığına ve mucizelerine kalbimizi kapatmak, teslim olmamaktır. Her daim kontrol etme ihtiyacı ile insanları ve durumları oldukları gibi kabul edememek ve tabii ki hayal kırıklıkları yaşamaktır.Karşımızdakini boş yere üzmektir.

Tüm ilişkilerimizde olduğu gibi beklenti aşkın da en büyük düşmanıdır. İlişkilerin ilk zamanlarında ,taraflar beklentisiz, sadece an’ı ve birbirlerini yaşarken ne kadar mutlu ve birbirlerine bağlıdırlar. Ne zaman ki beklentiler devreye girer; aşk enerjisi uzaklaşır ve iki rakip, haklı çıkmaya çalışan iki birey kalır. Aşkın tarifi koşulsuz ve sonsuzken, sınır, koşul ve beklentilerle yaşamaya çalışmak aşkı bitirir…

Oysa ki ancak, ”Beni seviyor mu?”, ” Bugün arayacak mı?”, ”Bu saatte neden online ,acaba kimlerle yazışıyor?” demeden, ”Şu an nerede acaba?” .”Neden ilişkiyi bir adım öteye taşımıyor?”diye kendi kendinizi yemeden, bir beklenti içine girmeden, an’ın büyüsünü yakalayarak, sürdürülen bir aşk, emin olun ki sizin bile istediğinizden daha gerçek ve uzun soluklu bir ilişkiye dönüşecektir.

Çünkü hayat sonsuz ve sınırsız bir döngüdür; duygular geçici, beklentiler de değişkendir. Beklentilerin gerçekleşmesine bağladığımız mutluluklar, bizi tatmin edemez ve tekrar eden bir beklenti ise kısır döngüsü yaratır. İş hayatında, aşk hayatında, arkadaşlarımızla ilişkilerimizde beklenti içinde olmak, ilişkilerimizi koşullu yaşamak, sadece hayal kırıklığı içinde olmamızı sağlar.Gerçek olan duygularımızı ve karşı tarafın samimi duygularını da yok eder.

Beklentisiz olmak, hedefsiz olmak, istekler için çabalamadan yaşamak değildir elbette. Tam tersi ,hedefler için yapılması gereken her şeyi, elinden gelenin en iyisini, endişesiz, sınırsız yapmaktır. Hayatı, insanları, olayları akışta yaşayabilmek; olanı olduğu gibi kabul edebilmektir. Beklentisiz hayatlarda korku, stres, endişe ve kaygıya yer yoktur. Çünkü kesin çizgiler ve büyük harflerle yazılan bir senaryo da yoktur; hayatın getirdiklerini kabul etmek vardır. Değiştirilebilecek şeyleri değiştirmek için güç ve değiştiremeyeceğimiz şeyleri kabullenme olgunluğu, ancak beklentisiz ve anda yaşayarak elde edilir. Bir düşünün, hepimizin hayatında hiç beklemediğimiz anlarda büyük mucizeler gerçekleşmiştir.

Peki ama nasıl beklentisiz olunur?

Formül: Hedefinize ulaşabilmek için elinizden geleni yapmak ve daha sonra beklenti içinde değil keyifli bir bekleyiş içinde olmaktır. Beklentilerin yerine esneklik, şükran ,sabır ,olgunluk ve güveni koymaktır. Esneklik uyum demektir. koşullara uyabilme, kabullenme, direnmeyi bırakma, akışa uyma demektir. Şükran duymak yani teşekkür etmek, gerçekleşmeyi mucizevi bir şekilde hızlandırmaktır, çünkü yalnızca gerçekleşmiş şeylere teşekkür edilir.Düşlediğiniz bir şeye ulaşmanın yolunun ,o şeyi olmuş gibi düşünmek olduğunu duymuşsunuzdur.

Güvenmek ,hedefimizin gerçekleşeceği ile ilgili endişeden kurtulmaktır. Hedeflerimizle ilgili doğru adımlar atmak dışında, nasıl olacağı hakkında endişe duymamaktır. Neden olmuyor ,neden benim beklediğim şeyler gerçekleşmiyor ve herkesin davrandığı gibi neden bana davranmıyor diye düşünmemektir.Siz zaten onu herkes gibi olmadığı için sevmediniz mi? İnanın bana evren her zaman en çabuk ve en kolay yolu bulacaktır ,ancak sizin düşünce tarzınıza ve şiddetine göre bunu yapacak veya yapmayacaktır.

Düşünün ki; bir tohum ektiniz, hergün su veriyorsunuz ve belirli bir süre sonra onun çiçek açacağından eminsiniz. Endişe ya da panik duymuyorsunuz, içinizde çiçek açacağı güne dair güven ve keyifli bir bekleyiş vardır sadece. Eğer ki o çiçeği sularken acaba çiçek açacak mı,acaba solup gidecek mi diye düşündüğünüz takdirde emin olun k, o çiçek büyük olasılıkla açmayacak ve solacaktır.Çünkü evrenin ol deme tarzı sizin düşüncenizle şekillenir.İşte beklentisizliğin SİHİRLİ formulü budur…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: