Neden Beni Anlamıyor..?

 

mutsuz-iliski

Aslına bakarsanız erkeklerden çok kadınların sürekli yakındığı bir serzeniştir ” Neden beni anlamıyor ” sorusu. O yüzden de daha çok kadınların sorularına cevaplar bulmaya çalışmak gerekiyor.Yüzyıllardır kadın ve erkek ilişkileri araştırılmış ve erkeklerin kadınları  neden anlamadığı konusu üzerinde yoğunlukla durulmuştur.Aslına bakarsak olayı iki yönden irdelememiz gerekir.Evet ,erkeklerin kadınları anlamadığı doğrudur ancak acaba kadınlar erkekleri anlayabiliyorlar mı?

Kadınlar tarafından odunluk,öküzlük,duygusuzluk ve özel günleri unutmak gibi hareket kusurlarıyla suçlanan erkekler,gerçekten de suçlumudurlar ya da temel sorun iki cins arasındaki farklılıklar mıdır? Ben iki cins arasında ki farklılıkların olduğunu düşünmekteyim ve bu farklılıkların nedenlerinin anlaşılmasının birarada yaşamayı kolaylaştıracağını düşünenlerdenim.Öncelikle bilinmesi gereken temel şey, birçok farklılığın yetişme şekli ile ortaya çıktığı kadar hormonlar ve fizyolojik yapıyla da ilişkili olduğudur.

Öncelikle ,erkeklerin ,kadınların davranışlarını neden anlamadıkları konusuna değinelim.Aslında erkekler kadınlara nasıl davranacaklarını kestiremedikleri zamanlarda onlara ne şekilde davranacaklarını bilemezler.Kadınların farklı zamanlarda değişik tepkiler vermelerinin arkasında yatan etkenlerin başında hormonal değişiklikler gelmektedir.Bu dönemlerde kadınların değişken davranışlarda bulunduğu ve hatta kendi kendilerini bile anlamakta zorluk çektikleri yadsınamaz bir gerçektir.Aslında kadınlar başka zaman kolaylıkla tolere edebildikleri davranışları bu özel dönemlerde gerçekleştirememektedir.Bu yüzden bu yazıda kadın erkek arasında sorun yaratan konuları tek tek ele alıp nedenleri ile açıklamak istiyorum.

Hatırlamak ve ututma seviyelerinin farklılıkları

Erkeklerin kadınlara göre çok daha fazla unutkan olmaları onların beyin yapılarının fizyolojik özellikleriyle alakalı bir durumdur.Erkekler genel olarak duygusal durumları hafızalarında fazlaca tutamama eğilimine sahiptirler.Bunun fizyolojik nedeni,erkeklerin  beyinlerinde ki duygusal hafıza  bölümünün kadınlarınkinin üçte biri kadar olmasıdır.Aynı şey,tartışmalarda da görülür.Kadınlar üç sene önceki bir konuyu ayrıntılı olarak hatırlayabiliyorlarken,erkekler kendine bunu anlatan kadına uzaylı görmüş gibi bakabilirler.Çünkü o konuyla ilgili gerçekten de hiçbirşey hatırlamıyorlardır.

Duygusal tepki farklılıkları

Kadınların erkekleri duygusal olmamakla suçlaması da aslında tam gerçeği yansıtmamaktadır. Çünkü erkeklerin duygusallığı kadınların duygusallığında farklı olup dışarıdan fark edilemez. Hem erkek hem de kadın deneklerin katıldığı bir araştırmada üzüntü verici bir sahne izleyen kadın ve erkeklerde, ilk bir saniyede üzüldüğü dışarıdan belli olan erkeklerin yüz kasları, 1 saniye sonra eski halini alıp duygusuz bir hale gelebilmektedir. Aslında bu durumda beyinden yapılan ölçümler onların hala duygusal tepkiler verdiğini göstermektedir. Bu durum en kolay şekilde ağlayan bebeği kucağına alan anne ve babalarda gözlenmektedir. Ağlayan bebeği kucağına alan anne ise bebek birkaç saniye içinde rahatlamakta ve ağlaması kesilmekte iken, baba bebeği kucağına aldığında ağlama, şiddetinden kayıp vermeden uzamaktadır. Bunun nedeni erkeklerin duygularının belli olmamasıdır. Kadın, yaşamlarının ilk yıllarından itibaren beynindeki ayna nöronların faaliyeti ile duygusal tepkilerini çok daha fazla verebilirken, erkekte bu nöronların faaliyetleri çok fazla olmadığı için duygusal tepkilerini dışarı verememektedir.

Aldatma oranları

Kadın ve erkeklerin birbirlerini aldatma oranları her iki cins içinde aynı seviyededir.Aslına bakarsak,erkekler,kadınları erkeklerle değil kadınlarla aldattıkları halde ,daha çok yakalannların erkekler olması,kadınların neredeyse hiç yakalanmıyor olmaları kadınlar karşısında erkekleri suçlu duruma düşürmektedir.Kadınlar erkeklerin şüpe uyandıran eylemlerine aşırı duyarlılık gösterdiklermeleri beyinlerindeki şüphe merkezleriniz aşırı çalışmasından meydana gelmektedir.Erkeklerin o merkezleri ciddi anlamda aslında çalışmamaktadır.Bu durum ise erkekleri ipuçlarını biraraya getirememkle karşı karşıya bırakmaktadır.Tabii erkeklerin testosteron seviyelerinin gün içerisinde bile defalarca yükselmesi de bu duruma etken teşkil etmektedir.

Espri farklılıkları

Kadınlar esri konusunda zeki olan erkekleri beğenirlerken,erkekler ise kendi yaptıkları esprilere gülen kadınlara daha çok ilgi göstermektedirler.Çünkü,kadınların kendi esprilerine gülmesi erkeklerin egosunu okşamakta ve kendilerini daha iyi hissetmektedirler.

Düşünce farklılıkları

Erkekler kadınların söylediği şeyleri düşünürken, kadınlar erkeklerin söylemediği şeyleri düşünür. Erkekleri de kendileri gibi dolaylı ifade eden kişiler olarak düşündükleri için onların direkt söylemediklerine inanırlar. Halbuki erkekler ne dediyse onu demiştir. Ama kadınlar bir şey söylediğinde başka bir şeyi kastetmektedirler. Örneğin; eşinin kendisini sevmediğini söylerken onun kendisine hediye almadığını kastedebilmektedir. Bir erkeğin markete gidip şampuan almak istediği zaman tek bir kriteri vardır. O da üzerinde şampuan yazmasıdır. Halbuki kadınlar için durum farklıdır. Kadınlar daha çok “ince telli saçlar için mi, kalın telli saçlar için mi, kepeğe etkisi nasıl?” gibi şeyler düşünür.

Cinsellik sonrası farklılıklar

Kadınlar,cinsellik sonrası erkeklerin sırtlarını dönüp horul horul uyumalarından şikayet etmektedirler.Aslında bu durum,erkeklerin cinsel birleşme sırasında östrojen hormonu salgılamasıyla alakalıdır.Bu hormon beyindeki hipotalamus ve uyku merkezini uyararak aynı uyku ilacı etkisi yapmaktadır.

Erkeğin sessiz kalma ve öfke patlamaları

Kadınlar bilindiği gibi erkekleri sessiz kalmaları nedeniyle de suçlamaktadırlar.Ancak erkeklerin sessiz kalmalarının ardında yatan tek neden ise gene beyinsel yapı farklılıklarıdır Kadınların dil işleme merkezinde nöron yoğunluğunun fazla oluşu dil iletişimi konusunda erkeklerden çok daha ileride olmalarına yol açmaktadır. Aynı şekilde kız çocukları küçük yaşlarda bile erkek çocuklarından sözel olarak daha ileri gidebilmektedir ki bu durum yaşamın sonraki evrelerinde artarak devam etmektedir. Kadın erkek ilişkilerinde ise, kendilerini kadınlar karşısında ifade edemeyen erkekler, bir şekilde artık sözel olarak ifade etmeye çalışmak yerine savunmaya geçmektedirler.Erkeklerin öfke patlamalarında testosteronun etkisi vardır. Sakin olan kadınlarda çeşitli hastalıklar nedeniyle erkeklik hormonu testosteronun artması neticesinde bu kadınlarda da öfke sinir artmakta ve erkeklerin gösterdiği öfke nöbetlerini gösterebilmektedirler.
Yazımı sonlandırıken,kadın ve erkeğin farklı yapılarda olduğunun iyi bilinmesi ve bu farklılıkları ustaca tolere edilmesi gerklliliğini vurgulamak isterim.Öncelikle iki tarafta birbirlerinden şikayet ettikleri bu konuların aslında kendilerine karşı yapılan bilinçli bir eylem olmadığını bilmeleri ve bunun fizyolojik değişikler nedeniyle oluştuğunu anlamalıdırlar.Bu yüzden karşımızdakini anlamaya çalışarak ortak paydalarda buluşma yollarını aramamız gerekmektedir.

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: