İlişkilerde Kıskançlığın Nedeni Özgüven Eksikliğidir.

sevgilisini-asiri-kiskanan-kiz_74761

Aşırı kıskanç insanların özgüvenden yoksun olduklarını belirten uzmanlar, “Kıskanç insanlarda başkalarının kendilerinden üstün olduğu düşüncesi hakimdir” dedi.Kıskançlıkla ilgili açıklamalarda bulunan uzmanlar, kıskançlığın, kadın için de erkek için de aşkın en doğal ve belki de en tehlikeli duygusu olduğunu ifade ettiler.

Küçük kıskançlıkların ilişkilere yararlı olabileceğine de işaret edilip, abartılı olursa kişinin kıskançlığın esiri olacağını, hiç de hoş olmayan olaylar yaşayabileceğini vurgulandı.

“Aşırı kıskanç insanlar kendine güveni olmayan insanlardır ve onlarda başkalarının kendilerinden üstün olduğu düşüncesi hakimdir. Genel olarak ilişkilerde kıskançlık; yitirilmek istenmeyen bir kişinin ya da ilişkinin yitirileceği ya da tehdit altında olduğu düşüncesiyle yaşanan karmaşık bir ruhsal yaşantı olarak tanımlanabilir.

“SAHİPLENME DUYGUSUNUN AŞKLA İLGİSİ YOK”

Kıskançlığın aşkla ilgisi yoktur. Toplumda kıskançlığa sebep olarak aşk ve çok sevmek gösterilir. Oysa kıskançlık aşkın göstergesi değildir. Aşk, aşırı sevgi ve bağlılık duygusudur. İnsanın sevdiği, aşık olduğu ve sahiplendiği kişiyi kaybetmekten endişe duyması beklenen bir durumdur. Bu sebeple, birbirini gerçekten seven iki kişi arasında bir miktar kıskançlık olması normal bir durumdur fakat sahiplenme duygusunun aşkla alakası yoktur.”

Kıskanç kişilerin, sevilmeye aşırı ihtiyaçları olduğunu bildiren uzmanlar, bu kişilerin yaşadıkları güvensizlik ve yetersizlik duygularıyla baş edemedikleri için ilişkide bulundukları insanın sevgisini kimseyle paylaşmak istemediklerini dile getirdiler.

“ÖZGÜVEN EKSİKLİĞİ YETERSİZ, DEĞERSİZ VE ÖNEMSİZ HİSSETTİRİR”

Uzmanlar, kıskançlığın, içerisinde özgüven eksikliği ve yetersizlik duygularını barındırdığını açıkladılar. Kişinin özgüveninde eksiklik olduğu zaman, kendini yetersiz, değersiz ve önemsiz hissetmeye başlayacağını belirterek:

“Sahip olduğu sevgiyi hak etmediğini, eşini kaybedeceğini düşünür ve endişelenir. Bu endişe de kıskançlık duygusuna ve onunla baş etmek için yapılan sağlıksız davranışlara neden olur. Aşırı kıskanç kişi, eşini devamlı kontrol eder, takip eder, onun yaşantısını sınırlar ve üzerinde bir baskı oluşturup bu şekilde onu kaybetmeyeceğini düşünür. Hatta rakip olarak gördükleri kişilere karşı da tutarsız eylemler gerçekleştirilir.Kıskançlık duygusunun verdiği endişeyle yapılan takip etme, baskı altında tutma, öfke, şüphecilik, haksız yere suçlama ve iftiralar karşı tarafı daha da uzaklaştırır.

Kıskanılmayı beklemenin de sağlıksızlığın ifadesi olduğunu savunan  uzmanlar: “Seven insan sever, kıskanmaz. Güvensiz insan kıskanır, o da aslında  gerçekten sevemez. Her durumda insanların bireysel gelişimini sağlıklı  tamamlamadıklarını gösterir.Öte yandan, gerçekte kendine güvensizlik sevgi  zannedilen, hiç içinden çıkışı olmayan çukurdur. Bu durumda şu soru sorulmalıdır.  Kıskanıyorsun çünkü güvenmiyorsun, o zaman güvenmediğin insanı nasıl yanında  istersin? Bu, ne senin ne de karşındaki insanın onuruyla bağdaşmaz. Bu soruyu  sorduğum birçok erkek veya kadın yan çizer ve şöyle der. ‘Ben sevgilime, kız,  erkek arkadaşıma ve eşime güvenmiyor değilim, ona güveniyorum ama diğer  erkeklere, kadınlara güvenmiyorum.”

“ERKEKLER KISKANDIĞINDA KIZIYOR, KADINLARSA İNCİNİYOR”

Erkeklerde daha çok eşlerinde, başka biriyle cinsellik yaşayabilecekleri düşüncesi kıskançlık yaratır. Kadınlarda ise eşlerinin duygusal anlamda kayma olabileceği düşüncesi kıskançlık duygusunu doğurur. Eşinin başka birine aşık olma düşüncesi hakimdir. Erkekler kıskandığı zaman öfkelenir, bağırır ve saldırgan tepkiler gösterir. Kadınlar ise ağlar, üzülür. Genel olarak erkekler kıskandığı zaman kızar, kadınlar ise incinir.”

“KISKANÇLIK TEDAVİ GEREKTİREBİLİR”

Uzmanlar, kıskançlığın tehlikeli boyutlara varabileceğine vurgu yaptı. Eşinin telefonlarını dinleme, takip etme, eve gelince perdeleri, yatak odasını ve banyoyu kontrol etme, her anlattığı şeyin altında bir anlam aramanın kıskançlığın tehlikeli boyutu olduğuna ve tedavi edilmesi gerektiğine dikkat çekilerek;

“Tedavide amaç, kişinin kıskançlık duygularının altında yatan duygu ve düşünceleri ortaya çıkarmaktır. Kişiden kıskançlık hissettiği anlardaki düşüncelerini incelemesi ve kıskançlıktan önce gelen duyguları fark etmesi istenir. Bu duygu ve düşüncelerin farkına varmak, onları ayrı ayrı ele almaya ve mantıklı olup olmadıklarına daha tarafsız bakmaya olanak tanıyacaktır. Kişinin değersizlik hislerinin altında yatan nedenler araştırılmalıdır. Bu noktada önemli olan, hem kişinin geçmişten getirdiği olumsuz algı ve ihtiyaçları belirlemek, hem de bu olumsuz duygularla baş etmesi için daha sağlıklı yollar bulmasına yardımcı olmak.”denildi.

Yorumlar kapatıldı.

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: