Sevgilimin Babası Vefat Etti..

gozyasi-1

Üç yıllık ilişkimiz olan erkek arkadaşımın babası vefat etti. Bugün tam 40 gün oldu. Her şey gayet iyi olmasına rağmen babasının vefat edişi ikimizi de sarstı, en çok da onu. Son zamanlar aramamaya başladı ya da aramak istediğimde bazen meşgule atardı, konuşamama durumda ise bilgilendirirdi. Dünkü konuşmamızda en azından bir mesaj atmasını veya atmasa da uyumadan önce 2 dakika dahi olsa konuşmamızı söylemiştim. Bugün hiçbir konuşma yapmadan günümüz geçti. Aynı şehirde değiliz, ben İstanbul’dayım o ise İzmit’te. Ondan bir haber almak istediğimi, sesini duyduğumda hiç olmazsa içimin rahatlayabileceğini biliyordu. Onu anlıyorum, benim annemle babam 15 senedir ayrı, babanın ne demek olduğunu bilmesem de eksikliğim var. Az çok anlıyorum, fakat ona karşı nasıl davranmam gerektiğini bilmiyorum. Sessiz kalmak da istemiyorum, soğuyup aramızın açılmasından korkuyorum. Bir öneride bulunabilir misiniz? Buna çok ihtiyacım var. Çok teşekkür ediyorum…”

Psikoloğun cevabı:

Sevgili okurum, ne büyük bir acıdır bu ölüm acısı. Allah geçinden versin diyelim. İnsanın ebeveynlerinden birini kaybetmesiyle hayatında bir devir kapanır, yeni bir devir başlar ve bu başlangıç sancılı olur. Ailenin düzeninin yeniden kurulması hep bir süreç ister. Öldü, üzüldük ile bitmez, 40 günde acılar geçip gitmez insanın yüreğinden. Daha bir koyar acılar insana, daha bir hissedilir ölenin yokluğu, daha bir içine kapanır acılı insanlar. Kendi kendiyle hesaplaşır kişiler ölen sevdiklerinin ardından iyi yapıp yapamadıklarını sorgular, söyleyemedikleri sevgi sözcükleri boğazında düğüm düğüm kalır, çünkü insan sevdiklerinin bir gün ölüp gideceğini hiç hesaplamaz. Öteler bazı sevgi söylemlerini, bu ötelemelerin sonrasında ölümü yaşayınca da keşkelerin içine düşer. O keşkeler kuşatır ruhunu. Bazen kendi kendiyle de hesaplaşır. Ve ne yazık ki bu büyük acılarda bile erkekler ağlayamaz, ağlamak sanki güçsüzlüktür. Böyle baktıkları için gözyaşlarını da dökemezler onlar, için için susarak yaşarlar acılarını kendi yüreklerinde. (Sizin anneniz ve babanız ayrı olduğu için sanırım babanızdan ayrı büyüdünüz. Bu durum aynı şey değil, çok farklı. Ayrı da olsanız bir babanız var, varlığı bir kuvvettir, bazı sorunlarınız olsa da zamanla aşılabilir. Hep bir umut var.)

İşte bu acılarla boğuşulur, gidenin ardından bunlarla baş etmeye çalışılırken babanın varlığıyla, farkında olsalar bile sorumlu olmadıkları maddi yükümlülükler de biner ölenin yakınlarının üzerine, daha bir susar insanlar. Bu bir bocalama dönemidir. Ha deyince aşılmaz, zaman alır. Bazı şeyleri sizinle paylaşamayabilir, kendi içine kapanır ki bu durum da çok normaldir. İşte bu nedenle de o, bu günleri atlatırken size karşı eski ilgili davranışlarını kendini toparlayana değin beklemeniz doğru bir davranış olmaz. Aksine ona karşı anlayışlı olmanız, sıkmamanız gerekir.  Sevmek hep karşıdan almak değildir, yeri geldiğinde sabredip, sevdiğinin yanında olup sıkboğaz etmemektir.Unutmayın, sevgi denilen o duyguyu büyütmek de tüketmek de insanın elinde, davranışlarında, sözlerinde ve verdiği emekte. Bu nedenle size tavsiyem, şefkati, sabırlı iyi bir dinleyici olun. Onun kendini yeniden güçlü hissetmesi için motive edin sözlerinizle. Bu günlerdeki davranışlarınız onunla olan beraberliğinizin kuvvetlenmesinde veya sona ermesinde inanın çok önemli olacak. , Acı insanları farklılaştırır, hayata ve diğer insanlara bakışlarını değişir. Bugünlerdeki sağlam ve anlayışlı duruşunuz onunla olan birlikteliğinizi daha da bir kökleştirecek veya yok edecektir.

Yorumlar kapatıldı.

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: